Rusya’nın lideri Vladimir Putin, son günlerde kamuoyundan ve basından tamamen uzak durarak sığınaklarına hapsolmuş durumda. The Financial Times’ın haberine göre, Ukrayna’daki çatışmaların uzaması ve Rusya’nın genişleyen saldırı kapasitesi, Putin’i suikast korkusuyla baş başa bırakmış. Bu nedenle, kendisini güvenli bir biçimde korumak amacıyla sarayında izole olmuş durumda. Putin’e yakın çevreler de benzer güvenlik önlemleri almak zorunda kalmış durumda. Federal Koruma Servisi (FSO), Putin’in etrafındaki güvenlik çemberini sürekli olarak güçlendiriyor ve en yakın yardımcılarını koruma altına alıyor. Moskova’daki kaynaklar, Putin’in artık sivil işlerle ilgilenmediğini ve izolasyonunun arttığını belirtiyor. Rus lider, zamanının büyük bir kısmını yer altı sığınaklarında geçirerek savaşı doğrudan yönetiyor. Avrupa istihbaratına yakın kaynaklar, Putin’in bu tür bir izolasyonunun pandemi döneminden bu yana en yüksek seviyeye çıktığını vurguladı.
Putin’in güvenlik kaygıları, özellikle Mart ayından itibaren büyük bir boyut kazandı. Ukrayna’nın düzenlediği “Örümcek Ağı Operasyonu”, Kremlin’deki bu endişelerin temel sebebi oldu. Ukrayna’nın insansız hava araçları (İHA), Rusya topraklarında saklandıkları TIR’lardan havalanarak ülkenin en değerli bombardıman uçaklarına saldırmıştı. Bununla birlikte, geçen yıl Kuzey Kutbu’ndaki hava üslerinin hedef alınması da bu korkuların artmasına neden oldu. ABD’nin Ocak ayında Venezuela lideri Nicolás Maduro’yu devirmesi, Putin’in çevresinde alarm zillerinin çalmasına yol açtı. Artık, Putin ile yüz yüze görüşecek kişiler için uygulanan güvenlik taramaları oldukça sıkı kurallara tabi tutuluyor. Putin ve ailesi, Moskova ve Valday’daki resmi konutlarını neredeyse tamamen terk ederek, Krasnodar gibi daha güvenli bölgelerdeki sığınaklarda yaşamaya başladı.
Putin’in yakın çevresindeki aşçılar ve korumalar için yaşam şartları önemli ölçüde değişti. Bu personelin toplu taşıma kullanması veya internet bağlantılı cihazlar taşıması yasaklandı ve onların evlerine özel izleme sistemleri kuruldu. Tüm güvenlik önlemleri en üst seviyeye çıkarılmış durumda.
Güvenlik kaygıları yalnızca Putin ile sınırlı kalmıyor; aynı zamanda ordu ve güvenlik birimlerinin üst kademesindeki isimleri de kapsıyor. Geçtiğimiz yıl yapılan kritik bir toplantıda, güvenlik servisleri birbirlerini başarısızlıklar nedeniyle suçladı. FSB Başkanı Alexander Bortnikov, savunma bakanlığını üst düzey yetkilileri koruyacak özel bir birim oluşturmamakla eleştirdi. Bunun üzerine, Putin, FSO’ya 10 üst düzey generalin güvenliğini sağlama talimatı verdi. Ukrayna bağlantılı bir suikast sonucu Korgeneral Fanil Sarvarov’un ölümü, bu olağanüstü koruma kararının arkasındaki en önemli sebeplerden biri oldu.
Putin’in günlük öncelikleri artık tamamen savaş odaklı hale geldi. Daha önce jeopolitik konularla ilgilenen Putin, vaktinin yüzde 70’ini yalnızca savaşı yönetmeye ayırıyor. Savaşla bağlantılı olmayan bürokratlar, başkanla yalnızca birkaç ayda bir görüşme fırsatı bulabiliyor. Putin, her gün askeri yetkililerle bir araya gelerek cephedeki en küçük köylerin durumunu bile detaylı bir şekilde inceliyor. Analist Andrei Kolesnikov, bu durumu “Putin, yüzünü bayrakla kaplayan bir heykel gibi davranıyor ve artık hiçbir şeyi görmek veya duymak istemiyor. Sadece hayatın her alanını kontrol eden güvenlik servislerini dinliyor ve halkın bu baskıcı yeni normale zamanla alışacağını umuyor,” sözleriyle özetliyor.
Putin’in halktan bu denli uzaklaşması, Rus toplumunda kaygı ve huzursuzluk yaratmış durumda. Savaşın getirdiği yorgunluk ve artan ekonomik sorunlar, halkı derinden rahatsız ediyor. Putin’e yönelik eleştirilerin ölümcül sonuçları olduğu Rusya’da, sosyal medyada sıradan vatandaşların endişeleri giderek artıyor.